SÖZLÜ SUNUM - 45 Karaciğer ve Safra yolları - Klinik Araştırma
ÇOCUKLARDA EDİNSEL KOLEDOK PATOLOJİLERİ ACQUIRED BILE DUCT PATHOLOGIES IN CHILDREN
SH İskit, R Tuncer, M Türker, E. Hoşver, H Okur, Ü Zorludemir, I Olcay
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk CerrahisiAnabilim Dalı, Adana Department of Pediatric Surgery, Çukurova University Faculty of Medicine, Adana, Turkey

Amaç: Çocuklarda nadir karşılaşılan edinsel safra yolu hastalıklarında kliniğimizin yaklaşımının ve deneyimlerinin paylaşılmasıdır.

Hastalar ve Yöntem: Ocak 2004 – Haziran 2007 tarihleri arasında kliniğimize başvuran 11 olgu retrospektif olarak incelendi. Doğumsal hastalıklar ve edinsel safra kesesi sorunları çalışmaya dahil edilmedi. Hastalara ait; yaş, cinsiyet, semptom süresi, klinik bulgular, laboratuvar ve radyolojik inceleme sonuçları, preop girişimler, uygulanan cerrahi teknik, komplikasyonlar ve izlem bulguları kaydedildi.

Bulgular: Altısı erkek beşi kız olan hastaların ortanca yaşı 7(2gün-16 yaş), ortanca semptom süresi 15(1-120) gün olup en sık başvuru nedenleri karın ağrısı (8/11) ve sarılıkdır (7/11). Üç olguda koledok yaralanması, geriye kalan 8 olguda ise koledok obstrüksiyonu (taş 3, safra çamuru 1, kist hidatik 2, parazit ve tümör birer olgu) nedeni ile girişim gerekmiştir. Hastalardan beşinde başvuru anında kolanjit, üçünde de sepsis saptandı. Koledok yaralanmalarının tümünde T-tüp drenajı ile onarım yapılabilmiştir. Taşa ve parazite bağlı kolestazların ?ikisi dışında ERCP, koledok tıkanıklığının açılmasını sağlamış, safra çamuru olan 2 günlük bebekte ise perkütan yolla (PTK) girişim yapılabilmiştir. Sepsis nedeni ile ERCP yapılamayan iki olguda acil cerrahi girişim yapılmıştır. Pankreas üzerinde PNET’e bağlı dış bası olan bir olguda ERCP-biyopsi ile tanı konmuş, PTK ile de drenaj sağlanarak kemoterapi ile bası kaldırılmıştır. Pankreas başı yerleşimli kist hidatik olgusunda ise parsiyel kistektomi ve drenaj uygulaması yeterli olmuştur. Major komplikasyon gelişmeyen ve ortalama 11.4 (2-36) aydır izlenen olguların safra yoluna ait sorunu yoktur.

Sonuç: İntrinsik koledok tıkanıklıklarında ERCP ile küçük yaşlarda da başarı sağlanabilmiştir. ERCP yapılamayan kolanjitli hastalarda PTK iyi bir alternatif uygulama olmuştur. Kolanjite bağlı sepsis saptanan olgularda acil cerrahi drenaj ERCP’ye tercih edilmiştir.

Aim: To share our experience with acquired nongallbladder bile duct pathologies.

Patients and Methods: Clinical data of eleven patients were investigated regarding their age, sex, duration of symptoms, clinical findings, preop interventions, surgical technique, postop complications and late results. Congenital biliary pathologies and gallbladder diseases were excluded.

Results: There were six boys and five girls with median age of 7, median symptom duration of 15 days. The most frequent symptoms were abdominal pain (8/11) and jaundice (7/11) in our patients. Three patients had biliary duct injury and remainings had mechanical bile duct obstruction (choledecholithiasis 4, hydatid cyst 2, ascaris 1 and tumor 1). Five of the cases had cholangitis and three had sepsis on their admissions. All bile duct injuries could repaired with T-tube drainage. ERCP resolved the obstruction in most of the patients with choledecholithiasis and ascariasis. We prefered urgent operation in two patients with sepsis due to cholangitis. There were no major complication in our patients. Median follow-up period was 11 months.

Conclusion: ERCP was used with success even in small children with cholestasis due to intrinsic bile duct obstruction. Percutaneous drainage was a usefull alternative to ERCP. We prefered urgent operation in septic children with cholangitis.

GERİ DÖN